RAMAZAN GÜNLÜKLERİ-1
18/02/2026
Ramazan’ın ilk gün arifesinde bu kadar ağlayacağım hiç aklıma gelmezdi.
Müdür ofiste herkesin içinde Zeynep Hüma’yı almaya gittiğim için azarladı beni. İşe yeni girmiş bir kız da vardı, kötü hissettim. Ama olsun fabrika ayarlarıma geri döndürdü bu durum beni o yüzden o kadar da üstüne durmadım. Ofistekiler çok üzüldüler benim için hepsi benimle görüştü. Ama tabii ki buna ağlamadım.
Ayşe yengelere gittim, kapıda kaldım ne kapıyı açan oldu, ne de telefonu. Gerisin geri döndüm. Önceden haberi olmuş olmasına rağmen kapıda kalınca bir kötü hissettim kendimi. Sanki zorla kendimi kabul ettiriyormuşum gibi. Ben Üsküdar’a inince döndü tabi zilleri bozukmuş, telefonu şarja takmış, v.s. v.s. Uzun bir zaman onlara gitmem, gidemem de zaten. Neyse Validei Cedid’e gittim İkindiye. Namazda gözlerim doldu, yazarken de doluyor tabi, sonra Delail Hayratımı okuyayım dedim ağlaya ağlaya onu da okudum. Aklıma 2 şey geldi.
Mescidi Nebevi’de ağlayarak okuduğum Delail Hayrat geldi, o zaman da insanlara gereğinden fazla ülfet ettiğim için ağlıyordum, 2 yıl önce de Esma dersinde kapıda kalınca Kısıklı Parkı’nda da ağlıyordum.
Yolda Sabahattin Ali’nin Kürk Mantolu Madonna isimli eserinde geçen bir cümle geldi hep aklıma.
“İnsanlara olduğundan fazla anlam yüklememe içerliyordum” işte bu ben.
Bir de yolda efkarlı müzik de açtım her anın dönemin kendine has müziği var bu da böyle bir şey oldu. “Yavuz ÖZÜSTÜN-Nihavent Saz Semaisi”
Ben galiba bu işi öğrenemeyeceğim, bu halime bir daha ağladım. Allah’tan yardım istedim. Gülten Abla’ya yazdım. Geçtiğimiz yaşadığımız şeyler geldi aklıma. Benim gibilere bizim oralarda “yincilek” diyorlar.Yani hafif. Artık ağırlaşmak istiyorum, insanlara gereğinden fazla kıymet değer vermek istemiyorum. Allah gönlümüze denge versin.

Yorumlar
Yorum Gönder